banner107
banner82
banner147

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Sosyal Medyanın Sesi

Salatalığın bile hasret koktuğu günlerdi onlar. Karpuz kabuğu denize düşmeden Arap kızı damdan bakmadan yaşardık biz.
Neneciğimin nur yüzü dedemin çatık kaşı ,sağlı sollu komşuların sevgi yumağı. Mahallenin azılı afacanları kim derdi ki büyüyüp adam olup torun torba sahibi olacağız diye. 5 kişi ile önce savaşır sonra muhabbet ederdik. Ayda 1 kez damda televizyon anteni ayarlayıp "Türk filmi " izlerdik. İnsanların bile kendi gįbi koktuğu günlerdi o günler. Bahçedeki köpek, ağaçtaki limon bütün mahallenindi. Çocukların komşuya emanet edilirken gözlerïn arkada kalmadığı günler. Ne güzeldi o günler. Ne güzeldik o günler...

(Raif Özgüren)

Kıyı Şeridinin kullanılması hakkında; --100 metrelik kıyı şeridi içerisine giriş engellenemez. --Yapı ve tesislerin inşası, bu kıyı şeridine geçişi engelleyecek şekilde olamaz. Fazla uzağa gitmeye gerek yok, yurttaşın kıyı şeridini kullanma hakkına nasıl saygı duyulduğunu Larnaka veya Limasol’a kadar uzanın,orada görebilirsiniz. --Ülkemin ise hemen hemen tüm kıyı şeritlerinin hoteller ve tesisler tarafından işgal edildiği ve oraları babalarının malı gibi gördükleri aşikardır. --Bu kıyı şeridlerini parselleyen bazı adı lazım değil politikacıların aldıkları DOLARLAR neticesinde kazan-kazan ilkesi uygulandı, politikacı kazandı- hotel sahibi kazandı. Ancak vatandaş ve Ülkem kaybetti. Yazıklar olsun !!! -- Bu arada vatandaş derken, vatandaşım da bu konuda hiç ama hiç iyi sınav vermiyor. Turizm Bakanı Ataoğlu’nun ALTIN KUM SAHİLİ ile ilgili sitemi yerden göğe kadar haklıdır. Buraları pisleten insanlar, bu Ülkenin vatandaşı mı?? Kıyı şeridini kullanma hakkı böyle mi kullanılacak?? Size de yazıklar olsun!!! Elbirliği ile güzel yurdumu sömürmeye ve çirkinleştirmeye devam

(Nevzat Özkunt)

Federasyon her zaman Türk teziydi. 1959'da İngiltere ve Türkiye bastırmasına rağmen Kıbrıslı Türkler adada dağınık yaşadığı ve bir bölgede toplanmaları için nüfusla oynamak zorunda kalınacağı için iki bölgeli bir Federasyon oluşturulamamış ve Fonksiyonel Federasyon denilen Consociationalist bir sistemle iki toplumluluk sağlanmıştır. Rum tarafı bu sistemi hazmetmemiş ve 1963'te çıkan olaylardan sonra Kıbrıs Cumhuriyeti Türklerin idareye katıl(ama)mamasından dolayı tek etnik patronlu bir defacto Üniter Devlete dönüştürülmüştür. 20 Temmuz 1974 hareketi ise 15 Temmuz darbesini özür olarak kullanarak tek çözüm modeli Federasyon'a ulaşabilmek için yapılmıştır. Yani adada iki toplumlu ve iki bölgeli etnik devletçik yaratmak için. 150 bin kişi kuzeyden, 50 bin kişi güneyden yer değiştirmek zorunda bırakılmıştı. 4 bin kişi hayatını kaybetmiş, 2000 kişi ise kayıtlar listesinde kaydedilmiştir. Evet Federasyon rüyası için çok bedeller verilmiş ve ödenmiştir. Harekatın hemen akabinde kuzey tek taraflı olarak kurulması istenen Federasyon'un bir Federe Devleti olarak ilan edilmişti. 1983'te ise Rum tarafı Federasyon'u bir türlü kabul etmeyecek ve "etnik temizliğin" yasallaşmasına karşı çıkmaya devam edecekti. Bu defa da onları Federasyon'a zorlamak için KKTC ilan edilmişti. Bu ilandan sonra Federasyon'a karşı çıkan Rum tarafı ağır bir taviz olarak gördükleri, Federasyon fikrine yavaş yavaş kayarken, Türk sağı 1974'ten sonra elde ettiği "kazanımları" elinde tutmak için ayrılıkçı bir histeriye kapılmış ve Federasyon'dan, Konfederasyon'a ve daha sonra ise "TRNC Forever'e" kadar yönelmişti. Ta ki Annan planı gelene kadar!!! Yani bu tek çözüm 1959'dan beri önümüzde durmaktadır ve olabilmesi için zaman zaman Kıbrıs halkına çok bedeller ödetilmiştir. Buna rağmen çözüm modeli olarak hala daha Uluslararası Toplum ve iki tarafın da en yakın durduğu modeldir. Ama bir türlü son halinin üzerinde anlaşmaya varılamamaktadır.

(Mete Hatay)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.