banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

banner210
Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Elektriğe zam yapıldığını iddia eden kim olursa olsun yalancıdır. Müfteridir. Elektriğe aslında zam yapılmadı ücretlere düzenleme getirildi. Örneğin daha önce bizim oğlan iş yeri ile ilgili olarak 1800-2000 TL arasında ödediği elektrik ücreti iki aydır 4468 TL'ye bu ay da 6047 TL'ye çıktı. Yanlış anlamayın bu zam değil. Birilerinin dile getirdiği gibi okkalı kazık da değil. Sadece düzenlemedir. Mesela yani.

(Taner Ulutaş)

Türkiye'nin geldiği bu kriz ortamının en büyük nedeni tarım ve hayvancılıkta çok geriye gitmesi. Dericilik sektöründe dünya çapında iş yapan bir işadamı canlı yayında "deri ihtiyacımı artık Türkiye'den karşılayamıyorum, Norveç'ten deri ithal ediyorum".Üretmeyen ülkeler tükenmeye mahkumdur.

(Kubilay Merttuna)

1974’te Kıbrıslı Türklerin bankalardaki mevduatı 21 milyon Kıbrıs Lirası.
‘TL’ yetkisi verilince, kasada 1 milyon 750 bin KL mevduat bulunuyor.

 “Bankalara TL ödeme yetkisi verildi ama dilediklerine de KL ödeme yaptılar. Küçük esnafın yıllarca biriktirdiği Kıbrıs Liraları bir çırpıda büyük açıkgözlerin kasalarına aktı” diyor Özker Özgür, 3 Mayıs tarihli makalesinde...

Kıbrıs Lirası’nın tedavülden kaldırıldığı Meclis’te, ortaya konan gerekçeyi merak ettiniz mi?
“Kıbrıs Lirası üzerinde denetimimiz yoktur. Türk Lirası üzerinde olacak.”

KL kalktı. 
Bir süre sonra “görüşmeler durdu” dendi.
Ve sonra bir ‘ilan’ geldi: “KKTC”
O günlerde Özker Hoca makalesine şu başlığı attı:
“Bağımlılık için bağımsızlık olmaz.”

(Cenk Mutluyakalı)

Bu dünyada yaşayan insanların farkında olmadığı bir durumu açıklayım. Dünya üstündeki hiçbir mal bizim değildir. Biz bakıcılığını veya bekçiliğini yapıyoruz. Bizden önce başkalarının idi, bizden sonrada öyle olacak. Anlayamadığım bir aç gözlülük , bir menfaat, bir para hırsı , adil olmayan kazanç vs. Sevgili dünyalılar eşit, adil ve hakkınız ne ise o kadar kazanın. Hiçbirini götüremezsiniz . Gideceğiniz alan belli 2 metreye 1 metre, zenginle fakirin farkı mi beyaz kefenin kalitesi. Sadece o kadarcık. El insaf artık.

(Tamer Karakaşlı)

1950'lerin sonunda Türk tarafı taksim tezini attığında esasında farklı versiyonları vardı. Çifte Enosis olarak adlandırılan bir versiyon, iki bölgenin idaresinin anavatanlara bırakılmasını öngörüyordu. Hatta Kuzeydeki Rumlar ne olacak diye sorulduğunda sanırım Zorlu, Türkiye'de birçok Rum'un yaşadığını ve kuzeyde kalacak olan ekstra 120 bin Rum'un onları rahatsız etmeyeceğini, onların da gül gibi Türkiye cumhuriyeti yönetimi altında geçinebileceklerini söylemişti. Yani zorunlu mübadele yapılmadan zamana yayılan bir etnik homojenleşme planlanıyordu. İkinci versiyon ise Federal bir çözüm üzerinden taksimi öngörüyordu. Bu çözüm büyükçe bir nüfus mübadelesini öngörüyordu. İki Etnik Devletçik oluşacak ve ortak bir hükümet tarafından yönetilecekti. Üçüncü bir öneri ise taksimin Yunanistan ve Birleşik Krallık arasında doğu ve batı olarak gerçekleşmesini projelendiriyordu. Türklerin zamanla Birleşik Krallık altındaki Brito-Turco bölgesine taşınmaları planlanmıştı. İşte bu yüzden Rum tarafındaki bir kesim hala daha Federasyon'a taksimin meşrulaştırılması olarak bakar.

(Mete Hatay)

Günün Karikatürü:

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.