banner107
banner82
banner147

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Bir kafese bir kalıp peynir bir tane de fare koyun. Fare için güzel bir durum. İkinci gün peynir kalıbını yarı yarıya küçültün kafese bir fare daha koyun. Fareler hallerinden memnundur. 3. Gün peynir kalıbını bir çeyreğe indirin fare sayısını iki katına yani 4'e çıkarın. Fareler yeme içine ve oyunlarına devam edeceklerdir. 4. Gün peynir kalıbını aynen bırakın. Fare sayısını iki katına yani 8'e çıkarın. Fareler huzursuzlanmaya başlarlar. 5. Gün peynir kalıbını aynı büyüklükte bırakın fare sayısını iki katına yani 16'ya çıkartın. Fareler bu işte bir hinlik olduğunu sezaryen ama bir şeyler yapamazlar. 6. Gün peynir aynı fare sayısı 32.. ertesi gün fareler aç kalmaya ve hatta zayıflamaya başlarlar. 7. Gün peynir aynı fare sayısı 64. Fareler doymadıkları gibi bir taraftan bir tarafa da gidememeye başlarlar. 8. Gün peynir aynı fare sayısı 128 açlık dayanılarak gibi değil. Fare dışkıları da yığılmış . Hayvanlar çare aramaya başlarlar. Çözüm konusunda kavgalar çıkmaya başlar. 9. Gün peynir aynı fare sayısı 256 . Fare başına düşen peynir miktarı da çok azalmış. Kimi fareler hayattan umudunu kesmiş.10. Gün fareler peynirlere bakmazlar bile birbirlerini yemeye başlamışlardır. 
Bodrum veya başka bir yer.. Su yetmiyor, elektrik yetmiyor ve yol yetmiyor.
10 günlük kafes peynir fare testini yaşamaya başladık. Şu an bu durumdayız...

Taner Şah

Daha önce Reform mu Revizyon mu? Diye sormuştuk.. Reform yeniden yapılanmadır....ama bugüne kadar gördüğümüz tespit, top çevirme ve revizyon denemeleridir. Seferberlik gerekir deniyor ama hükümet kendisi seferber değil!.. Reform için gerekli cesareti ve özveriyi göremiyoruz. Milletvekillerin artışları engelleniyor ama kamunun israfına ve bürokrasiye dokunulamıyor. Kara para ve kayıt dışılığın üzerine gidilemiyor. Yasaların uygulanması etkin bir şekilde denetlenemiyor. Kamu, çevre düzeni, temizliği, planlı gelişim, trafik için bir seferberlik hali görünmüyor. Dövizle ilgili alınması gerekli kararlar TC çekincesiyle alınmıyor...Her atılacak adımın getireceği tepkiden adeta korkuluyor. Ama korkunun ecele faydası yok maalesef, toplum her yönüyle çöküşün eşiğinde...

Bülent Kanol

Kısacık hayatımda güzel hiç bişey yaşamadan bu dünyadan ayrılmıştım; ama olsun ben halâ insanları seviyorum çünkü aralarında halâ çok iyi insanlar var.

Bu yazıyı okurken eğer biraz olsun vicdanınız sızladıysa, bu hayvanlara sahip çıkın. Bu yazılanların maalesef ki hepsi gerçek ve böylesi kişiler insan olduklarını söyleyerek aramızda dolaşıyorlar. Sokak hayvanları bizim bir parçamız; kapımızın önüne bir tas su koymak ne kadar zor olabilir? Onları görünce dövüp uzaklaştırmak yerine sevmek daha kolay değil mi? Bir marketten 5 liralık bir mama alp karınlarını doyurmak çok mu zor? Yukarıda hayatını anlatan dostumuzla aynı fikirdeyim, halâ umut var, halâ iyi ve temiz insanlar var, halâ vicdan sahibi insanlar var… Bu nedenle umut her zaman var.

Ahmet Karakaşlı

Fizik öğretmeni sosyal konut müdürlüğüne atandı!

Çok net hatırlıyorum, Sayın Özersay ile Ayaküstü 1 saat programındaydık ve Özersay, ‘atamalar yapılırsa liyakat ( yeterlilik )’ çerçevesinde yapılacak demişti.

Şimdi öğreniyorum ki, bir Fizik öğretmenimiz sosyal konut müdürlüğüne atanmış! 
Fizik hocamızın sosyal konutlar üzerindeki yeterliliğini bilmiyorum ama ilk bakışta liyakat ilkelerine pek uymamış gibi duruyor...

Kartal Harman

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.