banner107
banner82

ANMA VE ÖĞRETTİKLERİ


M. Erol EKENLEROĞLU

M. Erol EKENLEROĞLU

Okunma 26 Şubat 2016, 11:05

Efendiler, mazide memleketine bütün gücü ile hizmet etmiş olanlara minnet hissi beslemeyenlerin istikbale ümitle bakmaya hakları yoktur. ‘ M. Kemal Atatürk

 

Türk Mukavemet teşkilatının kurucularından, ilk Bayraktarı Rıza Vuruşkanın aramızdan bedenen ayrıldığı 15 Şubat 1979 tarihinden bugüne kadar 37 yıl geçti. Kahraman, vatansever komutanımızı her geçen gün artan bir özlem ile rahmetle, saygı ve sevgiyle anıyoruz.

 

Rahmet ve saygıyla andığımız Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaşın söylediği ‘Kıbrıs Türk halkını kurtarmak için verilen mücadelenin unutulmaması gerekmektedir. Bu mücadelenin yeni nesillere aktarılması herkesin vatan borcudur sözü vasiyeti niteliğindedir. Bu vasiyete uyuyor muyuz veya uyduk mu? Bence hayır. Milli mücadele yıllarımız, TMT ve diğer konular okullarımızda ders olarak okutuluyor mu? Devletimizin eğitim politikaları arasında mı? Bu soruların cevabı olarak evet demeyi çok isterdim. Ya sizler?  Bu  yönde  vatan  borcumuzu  yerine  getiremediğimiz  açıktır. İşte bu yüzdendir ki, değerli komutanımız Rıza Vuruşkanı tanımayan gençlerimiz hatta yetişkinlerimiz de bulunmaktadır. Bu konularda bilgisiz olursak M. Kemal Atatürkün başlıktaki sözünde olduğu gibi istikbale ümitle nasıl bakılacaktır.?

 

Onun  Kıbrıs Türk halkı için yaptıklarını anlatmaya sayfalar yetmez. Ben bu bağlamda Halkın Sesi gazetesi 16 Şubat 1979 s.1.4de yayınlanan liderimiz Dr. Fazıl Küçükün söylediklerini aktarmak istiyorum. Bunun gençlerimize biraz ışık tutacağını, TMT ve TMT konusunda liderimiz Dr. Fazıl Küçük için bazı yanlış yorumları ve bilgileri de ortadan kaldıracağını düşünmekteyim.

 

Dr. Fazıl Küçük şöyle demiştir. ‘Yıl 1957… Rum yer altı tedhiş örgütü EOKAnın 1955te başlattığı saldırıları günü gününe Ankaraya bildirmek ve yardımlarını sağlayabilmek ümidiyle Ankarayı sık sık ziyaret ettiğim günlerdeydi. Merhum Başbakan Adnan Menderes bir gün beni Rıza Vuruşkan ile tanıştırmıştı. O sıralarda Yarbay rütbesini taşıyordu Rıza Vuruşkan. Daha sonra Korgeneral rütbesinde olan bir komutanın yazıhanesinde yaptığımız bir toplantı ile Rıza Vuruşkanın Kıbrısa ‘Sivil Danışman olarak gelmesine karar verilmiş ve Kıbrısa müstear isim altında gelerek yerleşmişti. O günlerde Kıbrıs Türkü olarak örgütlenmemiştik. Adeta başıboş, nereye gideceğimizi kimse kestiremiyor, her gün öldürülen Türklerin akan kanlarını göz yaşları ile seyredip duruyorduk. Rıza vuruşkan alınacak önlemlerin ne olacağını bizlere göstermiş ve üç beş ay gibi kısa bir zaman içinde kendimizi savunmasını öğrenebilmiştik. Vuruşkan büyük bir asker, büyük bir insandı. Masum kimselere saldırıya katiyen müsaade etmiyor fakat boğazımıza sarılmak isteyenlere de insafsızca hareket etmenin şart olduğunu söylüyordu.

 

TMTnin ilk temelini atan Rıza Vuruşkan olmuş ve kısa bir zaman içinde Adanın en hücra köylerine varıncaya kadar örgütünü tamamlayabilmişti. Etrafına topladıklarına büyük şevkat ve ağabey gözü ile bakıyor, ümitsizlik içinde kaldığımız günlerde moral takviyesi veriyordu. Eokanın her türlü silah ile donatıldığı günlerde Türk toplumu hiç olmazsa Kıbrısta imal edilebilen iptidai silahlar olsun bulabilmiş ve Rıza Vuruşkanın öncülüğünde kendimizi Grivas ve Makariosun tahmin ve zannettikleri gibi perişan düşmekten kurtarmıştık. Bir süre aramızdan ayrılan Rıza Vuruşkan, Erenköy savaşları başladığı sıralarda komutansız kalan yüzlerce gencin yanına koşmuş ve kendilerine ne tarzda hareket edebileceklerini anlatarak kurduğu savunma ile büyük bir imha felaketini önleyebilmişti. Onun bu cesurhane ve yerinde hareketidir ki yirmibine yakın bir kuvvet ile saldıran Grivasın hücumlarını durdurabilmiş ve Anavatandan yetişen uçakların yardımıyla da 1974e kadar devam eden Erenköy Savunma hattını geçilmez bir hale getirmiştik.

 

Rıza Vuruşkan buradaki görevi sona erdikten sonra KTFD Temsilcisi olarak Ankaraya atanmış ve o zaman yanlış bir siyaset sonucu Türk yüksek tahsil gençliğini kamplara bölmek ve parçalamak isteyenlerin karşısında yer almış,  gençleri bazı tahrikçilerin ellerinden kurtarıp onları bir çatı altında yaşatmasını bilmiştir. Uzun süre Ankarada görevine devam eden Rıza Vuruşkan, henüz bilinmeyen nedenlerden ötürü görevini terk etmek zorunda kalmışsa da, Kıbrıs Türküne olan sevgisini hiçbir zaman kaybetmemiş, görevde olmadığı sıralarda da kendisini ziyarete giden öğrenci ve halkımıza elinden gelen yardımı yapmaktan kaçınmamıştır.  İnandığım şudur ki; Rıza Vuruşkan ismi Kıbrıs Türk mücadele tarihinde sönmeyecek, bir varlık olarak yaşayacaktır. 1974lerden sonra Kıbrısı ziyaret eden Rıza Vuruşkan, uzun yıllar yaptığı hizmetlerden hiçbir karşılık istememiştir ve ancak kendisine tekrar bir görev verilecek olursa onu da seve seve yerine getirmenin kendisi için bir huzur olacağını bana tekrarlamıştı.  Şahsen en samimi bir dost ve memleketin kurtuluşu ve Türk toplumunun özgürlüğe kavuşmasında en büyük hizmeti geçen bir insan olarak onu daima minnet ve şükran ile anacağız. Öyle ümit ediyorum ki, KTFD bu insani hizmetlerini cevapsız bırakmayacaktır.

 

Değerli komutanımızın bedenen aramızdan ayrılışından bir gün sonra liderimiz Dr. Fazıl Küçükün söyledikleri tarihe ışık tutan bir belgesel gibi değil mi?

 

Eğer ülkemizdeki eğitim politikalarında bu kahramanlara yer yok ise o zaman yaşanmış anıların, yaşayanlar tarafından anlatılması ile de yapılanlar unutulmamış olacaktır.

 

Erenköy Mücahitlerini, kurduğu savunma planı ile yok olmaktan kurtaran Erenköy Mücahitlerinin değerli komutanı Albay Rıza Vuruşkan, Erenköy Mücahitlerinin yazdıkları kitaplarda ve anlattıkları anılarında öncelikli yer almış olsa idi bu bile öğretici olurdu. Kanımıza göre de Rıza Vuruşkan, Erenköye birkaç ay  önce gönderilmiş olsa idi, Rumlar cesaret edip saldıramazdı.

 

Ankara Cebeci Askeri Şehitliğinde ebedi istirahatgâhında yatan Albay Rıza Vuruşkanı Ankaraya geldiğimizde ziyaret edip dua etmemiz, komutanımızın huzur içinde yatmasını ve vefa borcumuzu ödememizi sağlayacaktır.

 

 

Mutlu, sağlıklı, bilgili ve uyanık olalım.         

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.