banner107
banner82

Anavatan düşmanlığı yapanlar bindiğimiz dalı kesmek istiyor


Orhan Aydeniz

Orhan Aydeniz

Okunma 20 Şubat 2016, 20:12

Son zamanlarda bazı kişi, politikacı ve örgütlerin, su konusunu bahane ederek, haksızca Anavatanımıza karşı, kötüleme kampanya yürüttüğü dikkati çekiyor.

Demokratik hak ve ifade özgürlüğü ile ahlaki sınırları da aşan bu zararlı kampanyanın, tesadüfi olmadığı, aksine çok planlı, profesyonelce yürütüldüğü görüşündeyim.

Kuşkusuz bu sinsi oyunun farkında olmadıkları  veya solculuğu, ilericiliği Kıbrıslı Türk ve anavatan düşmanlığı olarak gördüğü için, bu kampanyaya destek verenler de vardır.

Ancak bazı kişi ve kuruluşların tutumu; anavatan düşmanlığını bilinçli olarak körüklediği görüşünü güçlendiriyor.

Birkaç kişi ve kuruluşun vefasızlığı, çirkin hareketleri, utanç verici söylemleri ile Anavatanın adadan uzaklaştırılmasının sağlanabileceği düşünülemez.

Ancak anavatanla aramızı açmak amacı ile yürütülen bu dayanaksız, utanç verici, haksız ve vefasızca kötüleme kampanyası, halkımızın imajına gölge düşürmektedir.

Ulusalcı siyasi partilerin de, tepki göstermemesi durumunda,  anavatan düşmanlığının, salgın bir hastalık gibi yayılabileceği ve tehlikeli boyutlara ulaşabileceği göz ardı edilmemeli.

Ayrıca, devlette görevli olan kişilerin  KKTC ve Anavatan düşmanlığına öncülük yapması ve adanın Yunanistana bağlanması idealine destek vermesi gibi davranışların da devlet memurluğu ile bağdaştırılamayacağı dikkate alınmalıdır.

Rumlar bu günkü koşullarda adanın tümünü silah zoru ile elde edemeyeceklerini bildikleri için, içimizdeki işbirlikçilerin yardımı ile aramızı açarak  anavatanı adadan uzaklaştırmağa çalışıyor.

Anavatana saldıranların hedefinin de, halkımızı korumasız bırakarak, Rum boyunduruğu altına sokmak olduğu bilindiğine göre, bindiğimiz dalın kesilmesine seyirci kalınmamalı.

Anavatan sayesinde makam, mal, mülk, şöhret, istikrarlı gelir elde eden, refah içinde yaşayan ve buna rağmen anavatan düşmanlığı öncülüğü yapanlar, aslında kendi bindikleri dalı da kesmektedir. Çünkü anavatanın yanımızdan ayrılması durumunda, onlar da bugün sahip olduklarını kaybedecek ve zarara uğrayacaklar.

Anavatanla aramızı açmak kampanyası yürütenlerin artık insafa gelmeleri, bu düşmanca tutumlarının sonucunun nereye varacağını düşünmeleri gerekir.

Ancak  aksine biraz düşünmekten kaçınan, aklın ve mantığın sınırlarını kesin olarak aşan bu kişilerin, Anavatana hakaret etmekte her geçen gün ölçüyü biraz daha kaçırdığı görülüyor.

Anavatanın adadan ayrılması durumunda, adadan göç etmek  ile aşağılanan  azınlık seçeneklerinden birini tercih etmek zorunda kalacağız.

Halkımız  böyle bir duruma düşürüldükten sonra, belki bu gün Anavatanla aramızı açmak için kampanya yürütenler yaptıklarından utanç duyacak, varsa vicdanları sızlayacak, insanların arasına karışamayacak ve pişmanlık duyacak;

Ancak artık iş işten geçecek, şimdiki yaşamımız tarihe karışacak ve bu gün Leymosunda yaşayan soydaşlarımızın durumunda olacağız.

Kısaca, Anavatanla aramızı açmak halkımıza yapılabilecek kötülüklerin en büyüğüdür. Bu nedenle, Kıbrıs Türk halkını umursayanlar, anavatandan koparılmamız amacı ile sürdürülmekte olan bu düşmanca kampanyalar karşısında sessiz kalmamalı.

 

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.