banner107
banner82

Anastasiadis“önce garantiler kalkmalı” derken


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 25 Mayıs 2017, 13:40

Kıbrıs sorunu ile ilgili siyasi çözüme giden yolda  uzlaşmaz tutumunu sergileyen  ve de halkını müzakereler ve gelişmelerle ilgili bilgilendirmek için yapmış olduğu açıklamada  GKRY Başkanı Nikos Anastasiadis, sunduğu öneride  ısrarlı olduğunu ve  bu öneriyi  geri çekmeyeceğini dile getirirken şöyle dedi:

“Garantiler ve Güvenlik başlığındaki görüşmelerin sonuçlanması ve tamamlanmasına yönelik bir konferans toplanmalı, sonuç alındığı takdirde ‘Toprak’ konusu çözümlenmeli ve daha sonra  diğer konulara geçilmeli”. Çözüm olabilmesi için  sunduğu şartların Türk tarafınca  kabul edilmesi gerektiğini de belirten Anastasiadis, enerji planlamalarını da askıya  almayacaklarını açıkladı ve “Türk tarafı enerji planlarımızın askıya alınmasını talep etti, bunu  reddettim… Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları müzakere  konusu olamaz. Doğal zenginliklerde Kıbrıs Türklerine düşen payı çözüm bulunduğunda verebiliriz… Bir kez daha Türkiye’yi ve Kıbrıslı Türk liderini, iddia ettikleri gibi  gerçekten  Kıbrıs sorununun çözümünü  isterlerse , sunduğum öneriyi ciddiyetle  yeniden incelemeye  davet ediyorum..” dedi.

Anastasiadis’in ; Rum Ortodoks  Kilisesi Başpiskopos’u II. Hrisostomos’un ve de Rum Ulusal Konseyi’nin bilgileri dışında adım atmayacağı ve atamayacağı kabul  edilmelidir…

Rum Ortodoks Kilisesi  ve  Rum siyasileri  liderliği  her vesile ile  Kıbrıs’ın bir Helen adası olduğunu ve Kıbrıs Türklerini de  bu  Helen Adasında  yaşayan  “azınlık” olarak gördüklerini  dile getirmekten çekinmiyorlar..Bu düşünceyi benimseyen  ve her fırsatta  “Bu düşünceyi” ortaya koyan  ve de  Kıbrıs Türk halkını  Helen Adası Kıbrıs’ta  yaşayan yüzde 17-18’lik  azınlık olarak gören ve Enosis hayallerini dile getiren      Avrupa Muhafazakarlar ve reformcular İttifakı Rum Milletvekili Eleni Theoharus  Ocak 2017’de  yapmış olduğu açıklamada  Kıbrıs’ın doğalgaz ve su borularının yanı sıra elektrik kablolarıyla Türkiye tarafından doğalgaz ve ekonomik  bağımsızlığı altına  aldığını” iddia  ediyordu...

Ocak 2017’de gerçekleşen Cenevre Konferansı’nın TC Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan  ve KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın   katı tutumları nedeniyle başarısızlığa uğradığını  söyleyen Eleni Theoharus, Kıbrıs’taki Yunanlıların da sonunun  Gökceada’daki ve Bozcaada’daki Yunanlılar gibi olabileceğini, yani  yok olabileceğini” de söyledi.  Adama bak, Pes doğrusu!...

Gün yirmi dört saat Enosis hayali ile yaşayan ve bunu dile getirmekten çekinmeyen bir Rum liderliği varken  olası bir siyasi çözümde  anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamını istemekten daha normal bir istek olabilir mi?  Şu bir gerçek ki olası bir siyasi çözümde anavatanımız Türkiye’nin  etkin ve fiili garantisi olmaması durumunda  Kıbrıs’ın tümü ile Yunanistan’la bütünleşmesinin önlenmesi mümkün değildir.

Sonuç olarak; Rum-Yunan ikilisinin son günlerde  ortaya koymaya devam ettikleri olumsuz tutum, tavır ve söylemleriyle olası bir çözümde Kıbrıs Türk halkına yaşama hakkı tanımak istemedikleri gerçeği bir kez daha gün gibi ortaya çıkmıştır.

Kıbrıs’ta olası bir siyasi çözüm adına KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncı AİHM’nin Dimopulos kararı varken ; Mülkiyet konusunda ilk söz hakkının 1974’deki mülk sahibinde olmasını, AB normlarının  ve de 4 temel özgürlüğün sınırsız uygulanmasını kabul etmesi ve de toprak konusunda  ‘harita’ vermesine rağmen Rum liderliği  Kıbrıs Türk halkının siyasal eşitliğini,  dönüşümlü başkanlık ve de  alınacak kararlara etkin katılımını henüz kabul  etmezken  siyasi bir çözüme giden yolda Anastasiadis’in hala daha “Önce Garantiler Kalkmalı” demesi düşündürücüdür ve de Rum-Yunan ikilisinin iyi niyetli bir yaklaşım içinde olmadığının bir göstergesidir.

Rum liderliğinin vazgeçilmez  hedefi olan Enosis’e ulaşma adına  öncelikli hedefi anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin iptalini sağlamak; bunu başaramaması halinde en azından anlaşmaları sulandırarak Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkını ortadan kaldırılmasını sağlamak ve Enosis  hayallerini gerçekleştirmek için zemin hazırlamaktır..

Rum liderliğinin tutumu ile Kıbrıs’ta adil ve kalıcı ve de yaşayabilir bir  siyasi çözüme ulaşılması mümkün değildir. Kıbrıs Türk halkı en azından 1963-1974 yılları arasında uğradığı silahlı saldırıları ve de maruz kaldığı katliamları unutmuş değildir. Geçmişte yaşanan  gerçekler varken Rumlarla birarada yaşamamız ve Rumlara  güvenmemiz söz konusu olamaz…

Dünya kamu oyu bilmelidir ki Kıbrıs Türk halkı çaresiz değildir.  Kıbrıs Türk halkını görüşme masasına hapsetmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Tek çare Bağımsız ve egemen devletimiz KKTC’ni yaşatmak içingeleceğe taşımak için   gerekli adımlar atılmalı, KKTC güçlendirilmeli ve tanınma  içinyol haritası çizilmelidir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.