banner107
banner82

Anastasiadis ile siyasi bir çözüme varılamaz


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 27 Şubat 2016, 13:33

 

29 Eylül 2015de BM Genel Kurulunda  yapmış    olduğu konuşmada  “Kıbrıs  sorununda varılacak anlaşma için  kırmızı çizgilerini sıralayan Anastasiadis:

Çözümün , Kıbrıs Cumhuriyetinin iki bölgeli, iki toplumlu , tek egemenliği , tek uluslararası tüzel kişiliği ve tek vatandaşlığı olan  bir federal devlete  dönüşmesini  gündeme getireceğine  vurgu yaptı. Garantileri ve Adada yabancı asker bulunmasını  reddetti, garanti sistemini, BM ve AB üyesi bir ülke için modası geçmiş  diye niteledi.  Doğu Akdenizde   Hidrokarbon yataklarının  keşfi bölge ülkeleri  arasında işbirliği için  ittifakların    oluşabileceğini  söyledi.  Anastasiadis: Garantilerin tasfiyesini , Türk askerinin  çekilmesini ve  4 özgürlüğün   uygulanmasını  istiyor, Birincil Hukukun uygulanmasını kabul etmiyor…

 Kıbrıs konusunda  varılacak bir anlaşma   bölgeye  olumlu etkiler yapacaktır  diyen Anatasiadis: Çözümle  ,  vatanımızı, halkını , ekonomisini ve  kurumlarını  yeniden  birleştirecek , Kıbrısı Hristiyan  ve Müslüman   toplumlar arasında   etnik , kültürel , dini ve dil işbirliğini parlayan  örneği haline  dönüştürecek  ve  bir yaşama modeli oluşturacak  dedi.

Özetle Anastasiadis; Türk askerinin  çekilmesi, garantilerin kaldırılmasını  ve bütün  Kıbrıslıların 4 özgürlüğünün (serbest dolaşım, serbest yerleşim, mülk edinme ve çalışma) tanınmasını  vurguluyordu.

Anastasiadis, 15 Ocak 2016da  da Kıbrıs sorununun  2016da  çözümü için “Toprak  paylaşımında yeterli ilerleme olursa garantiler tasfiye edilir ve Türk askeri çekilirse ,  yıl içinde  çözüm bulunabilir” dedi. Türkiyeden olumlu söylem işittiğini belirten Anastasiadis, “geriye Türkiyenin askerini çekmeye niyeti olup  olmadığını göstermesi, toprak  düzenlemelerini desteklemesi ve  hiçbir şekilde   herhangi bir  üçüncü ülkenin  himayesinde  olmayacak bağımsız bir devlet inşa edeceğimizi anlaması kaldı” ifadesini kullandı…

31 Ocak 2016da da  DİSİ Kurultayında konuşan Anastasiadis: “Ülke yönetiminde  olduğu 5 yıllık sürenin sonuna kadar  , Kıbrısın  yeniden  birleşeceğine dair güvence verdi” . Anastasiadis, “Kıbrıs  sorununun  çözümünün  bu  aşamasında   en güçlü silahın  , Kıbrısın   AB üyesi bir devlet olması olduğunu söyledi”

Anastasiadis gerek BM Genel Kurulunda konuşması ve diğer temaslarında yaptığı  açıklamalarında  , Kıbrıs konusunda geçmişte  Rum liderliğinin tutumlarından en küçük bir fark yoktur.

Anastasiadis, Adada gerçekleştirmeyi  hedefledikleri   Yunan egemenliğine   en büyük engel olarak gördükleri “ Garanti ve İttifak   Anlaşmaları”nı kaldırma görüşleri yeni değildir.  Anastasiadis de diğer Rum liderleri gibi Kıbrıs sorunu 1974de başlayan bir işgal sorunudur diyerek  diğer Rum liderleri gibi  Rum-Yunan ikilisinin 1963-1974 yılları arasında  Kıbrıs Türk halkına karşı  gerçekleştirdikleri  silahlı saldırıları  ve katliamları  gözlerden kaçırmaya  çalışmaktadır.

Yakın geçmişte Rum tarafında yapılan bir ankete göre  Rumlar, Türk askerine, garantilere  , dönüşümlü başkanlığa hayır diyorlar. Kıbrıs Cumhuriyetinin devamını, tüm göçmenlerin evlerine  dönmelerini ve dört temel özgürlüğün uygulanmasını istemektedirler.

Sonuç olarak;   Günümüzde mücadelesini   Enosis ruhu ile  sürdürmekte  olan  Anastasiadise Kıbrıs Türk halkının   güveni yoktur... Rum liderliği 53 yıldan beri   sürdürdüğü  silahlı mücadele ile  başaramadığını , katliamlarla  , silah zoru ile elde edemediklerini  görüşme masasında  elde etmeye  çalışıyor ve istedikleri sonuca ulaşacakları inancını devam ettiriyorlar…

Görüşme masasında  ‘sözde iki bölgeli , iki toplumlu  , siyasi eşitliğe dayalı Birleşik Federal Kıbrıs gibi  ne olduğu  belli olmayan  bir siyasi çözüm hedeflenmektedir. Ancak ,Rum liderliği   Kıbrıs Türk halkı ile eşitlik temelinde herhangi bir  uzlaşıyı kabul etmiyor.

Herşeyden  önce  konu edilen bu kavramlar Kıbrıs Türk halkının   geleceğini   garanti altına alacak  kavramlar değildir.  Kıbrıs Türk halkı için önemli olan özgürlüğü, , toplumsal   egemenliği, siyasal eşitliği , self-determinasyon  hakkı, bağımsız ve egemen devletimiz KKTCnin    anavatanımız Türkiyenin etkin ve fiili garantisidir…

Rum-Yunan ikilisinin hedefi 541(1983) ve 550(1984) sayı ve tarihli   BM Güvenlik Konseyi   kararlarını ve 1 Mayıs 2004de üye oldukları olarak üye oldukları ABni arkalarına alarak Enosise giden yolu açık tutarak   Kıbrıs Türk halkının   Girit misali    yok etmektir….

 

KKTCnin  temellerinde şehitlerimizin canı ve kanı vardır. Kıbrıs Türk halkının    aziz  şehitlerimize sözü vardır. “Mücahitler ölmeden  Kıbrıs asla Yunan olamaz”….Anastasiadis bunu bir yere not etmeli!...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.