banner107
banner82

ANASTASİADİS GARANTİ ANLAŞMALARINI SULANDIRMAK İSTERKEN


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 28 Haziran 2017, 09:52

Her şeyden önce çok iyi bilmeliyiz ki Rum Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir barış istemiyor. Rum liderliğinin hedefi Kıbrıs Türk halkını ‘sözde’ Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ‘Azınlık’ olarak yama yapmaktır, Girit misali  Kıbrıs’ta Türk varlığını sonlandırmaktır.

Dünden bugüne gelinen görüşme süreci içerisinde Rum liderliği, Türk tarafını hep uzlaşmaz  taraf olarak  tanıtmaya çalışmıştır. Nitekim Rum liderliği rahmetli Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş  için uzlaşmaz dediler. Ben Kıbrıs sorununu 6 ayda Hristofyas ile çözerim diyen II. Cumhurbaşkanımız sayın Mehmet Ali Talat neticede: “Rumlar ellerinden gelse, Kıbrıs Türk halkının nefes almasını bile engellemek istiyorlar. Ne yapayım yani gideyim, Saray Önünde  kendimi asayım mı? demek durumunda kalmıştı!..

Neticede  bekledikleri tavizleri vermeyen sayın Talat için de  “Denktaşlaştı” diyen Rum liderliği III. Cumhurbaşkanımız sayın Eroğlu için de uzlaşmaz demişlerdi.

Şimdilerde sayın Akıncı siyasi çözüm adına  taviz üstüne taviz verdi ama karşılığında Rum  liderliği  Türk tarafının siyasi eşitliğini dahi tanımadı, dönüşümlü başkanlığı kabul etmedi. Sayın Akıncı  hala daha  Birleşik Federal Kıbrıs gibi siyasi bir çözüm peşinde koşuyor!...Ama  günü geldiğinde;  verdiği tüm tavizlere rağmen Rum liderliği   4. Cumhurbaşkanımız sayın Akıncı için de ‘Denktaşlaştı’ derlerse sakın şaşmayınız!..

Kısaca yakın geçmişe bir bakacak olursak şunları göreceğiz: Sayın Akıncı, 26 Nisan 2015’te 2’nci turda KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından  23 Mayıs’ta   GKRY Başkanı  NikosAnastasiadis ile  Adada bir ilki  gerçekleştirerek Lefkoşa’nın  sınır bölgesinde Türk ve Rum  çarşılarını  birlikte  gezdiler.  Rum kesiminde  yaptıkları açıklama   her iki  lider: Gelecek  nesillere Kıbrıs sorununu çözümsüz bırakmak istemediklerini ve en kısa  sürede  Ada’yı birleştirmeye  kararlı olduklarını söyledi.

Sayın Akıncı ,   çok uzun  süredir  devam eden  sorunu  gelecek nesillere   bırakamayız. Kıbrıs sorununu  çözmeye kararlıyız” diyordu.

Neticede Birleşik Federal Kıbrıs gibi siyasi bir çözüm adına; son 2 yılda Rum’a hayal bile edemeyeceği tavizler verildi. Mart 2010 DimopulosKararına  rağmen Mülkiyette ilk söz hakkı  1974’teki tapu sahibine verilmesi, Nüfus oranının 4 Rum, 1 Türk  olarak belirlenmesi, AB normlarının ve 4 temel özgürlüğün sınırsız uygulanmasının kabul edilmesi ve de 11 Ocak 2017’de Cenevre’de ‘Harita’ verilmesi  yetmemiş gibi şimdilerde de  Rum liderliğinin Garanti Anlaşmalarını sulandırmak için yaptığı  girişimleri görüşmek için masaya oturuyoruz!..

Her şey sayın Akıncı’nın Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından  25 Haziran 2015’te KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü sayın Barış Burcu resmi ağızdan yapılan  “Garantiler Tabu Değildir” ve buna benzer  talihsiz açıklama ve yorumlarla  anavatanımız  Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi zedelenmiş ve konuşulur hale  gelmiştir…

Günümüzde  Anastasiadis: “1960 Garanti Anlaşmaları  o günün  şartlarına göre düzenlenmişti. 1960  Garanti Anlaşması çağdışı kalmıştır. Garanti Anlaşmaları iptal edilmeli, Türk askeri adadan çıkmalı” derken  Sayın Akıncı: “Sıfır garanti, sıfır asker” olmaz diyor,  ama 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları aynen devam edecek” diyemiyor ve yeni bir sistem  kurulmasını istiyor…

“Güvenlik ve Garantiler” konusunu Türkiye ile hep ayni masaya oturup görüşmek isteyen  ve bunu hayal eden Anastasiadis ; günümüzde bu fırsatı bir kez daha yakalamıştır. Kıbrıs   Türk tarafının  ısrarla siyasi çözüm peşinde koşması sonucu Güvenlik ve Garantilerle  ilgili kritik süreç bugün  yeniden başlıyor!...Anastasiadis, öncelikle  Güvenlik ve Garantiler  konusunun görüşülmesini ve de  buradan alınacak  sonuca  göre Mülkiyet ve Toprak  konusuna geçilmesini ve de  bir “Ara Çözüm” Anlaşması  yapılıp diğer konulara  seçimlerden  sonra geçilmesi peşindedir...

Anastasiadis,  Güvenlik ve Garantiler konusunda istediği tavizi alma peşinde koşar ve de Garanti  ve İttifak Anlaşmalarını sulandırmaya çalışırken, Garanti Anlaşmalarını etkisiz hale getirip ileride Kıbrıs Türk halkına  yönelik emellerini gerçekleştirmeyi hedeflerken;  biz hala daha stratejik hatalar yaparak genç nesillerin geleceğini Birleşik Federal Kıbrıs  gibi bir siyasi çözümde görüyoruz ve de bağımız ve egemen devletimiz KKTC’nin geleceğini tehlikeye atıyoruz.

Sayın Akıncı, Kıbrıs’ta 50 yıllık  geçmişe  sahip sorunun  son  aşamasına gelindiğini ve  Crans-Montana’da yapılacak Kıbrıs Konferansı’nın  müzakere  konferansından çok, bir karar konferansı olacağını   söylüyor!...

Sonuç olarak;  Anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi Rumlar açısından tehdit unsuru değildir. Bu tamamen  Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin sağlanması ve de 1963-1974 yılları arasında yaşananların  tekrarlanmasını  önlemek ve caydırıcılık yaratmaktır. Bu konuda asla taviz verilmemeli ve de konu Garanti ve İttifak Anlaşmalarının  aynen devamı sağlanmalıdır…

Crans-Montana ölü doğmuştur. Herkes yoluna…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.