banner107
banner82

Anasatasiadis ABD, İngiltere ve AB'nin güvenini kaybetti


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 11 Mart 2015, 11:15

ABDnin , Güney Kıbrısı stratejik Ortak olarak görmesi nedeniyle ABD  Başkan Yardımcısı Joe Bidenin 21 Mayıs 2014de başlayan ziyaretine önem veriyordu.

O günde bir Beyaz Saray yetkilisi  yapmış olduğu  açıklamada:    Joe Bidenin ziyaretinin amaçlarının  ABD ve Güney Kıbrıs arasında     geliştirilen   güçlü stratejik ortaklık ilişkisinin  teyit edilmesi , enerji konusu ile  Ukrayna krizi nedeniyle Rusyaya karşı yaptırımlar konusunun   ortaya konulması ve Kıbrıs sorunu olduğunu belirtmesi yanında  “Güney Kıbrısın yeni güçlü stratejik ortak olduğunu , bu nedenle  ziyarete önem verdiklerini ve  Güney Kıbrısın , bölgenin güvenliği ile barış ve de tüm Doğu Akdenizde önemli bir rol oynayabileceğine inandıklarını ifade ediyordu.

ABD yetkilisi  ayrıca  , Güney Kıbrısın “Münhasır Ekonomik Bölgesinde” hidrokarbon  bulunmasının Güney Kıbrısı , bölgenin enerji ve ekonomik lideri yapmasının da mümkün olduğunu söylemişti.

Bidenın gündeminde enerji, bölgesel Güvenlik ve Ukrayna krizi bulunuyordu. Üç günlük ziyaret sırasında ortaklık ilişkilerinin  kurulması , enerji güvenliği ve Kıbrıs müzakere süreci gündeme gelmişti.

ABDnin Kıbrıs konusuna ilgisinin ansızın artması ;  Kıbrıs sorunu etrafında yaşanan hareketlilik ABDnin Doğu Akdeniz bölgesinde keşfedilen petrol  ve doğalgaz yataklarının işletilmesinde kilit bir rol oynamak isteğinden kaynaklanıyordu.

Yakın geçmişte GKRY lideri Anastasiadisin , Rusya Devlet Başkanı Putinin davetlisi olarak Moskovaya gitmesi söz konusu oldu.

10 Şubat günü   Politis gazetesinde yer alan habere göre ; EDEK Başkan Vekili Marionos Sizopulos , Rusyanın Güney  Kıbrısı her zaman destekleyen bir ülke  olduğunu ve talep  etmesi durumunda  Güney Kıbrısın Rusyaya kolaylıklar sağlanması gerektiğini  savunmuştu.

Benzer şekilde DİSİ Başkanı Averof Neofitu ise Güney Kıbrısın    AB üyesi bir ülke olduğunu  ve dış politikasının AB politikasıyla  uyumlu  olması gerektiğini belirterek bunun dışında  BM Güvenlik Konseyinin üç daimi üyesi olan ABD, Rusya ve Çinle ilişkilerini mümkün olan en iyi düzeyde tutmalarının da önemli olduğunu   vurgulamıştı.

Gelinen aşamada  25 Şubatta Moskovada  yapılan ikili anlaşmalar iki taraf arasında ekonomik , kültürel, ve turizm ilişkilerini geliştirmeyi amaçlamakla birlikte askeri ve güvenlik konularını da kapsıyor.

Ancak anlaşmanın en dikkat çekici  yönü   Rus savaş gemilerinin  Kıbrıs  limanlarını kullanımına  açılması olmuştur. Anastasiadisin yapmış olduğu bu anlaşmalar düşündürücüdür.  Bu anlaşmalar bize  Anastasiadisin  dış politikasında   bir kayma olduğunu göstermektedir.   Anastasiadis, uygulamakta olduğu  çok yönlü dış politikalarla  AB içindeki   pozisyonunu  güçlendirmeyi  hedeflemiş olabilir mi?

Rum liderliğinin Rusya ile ilişkilerini bu denli sıcak tutmaya çalışmasının nedenleri vardır. Bunlardan biri ekonomik krizden çıkmak için kredi sağlamak,  Rusyadan Güney Kıbrısa gelecek turist sayısını artırmak, bunun yanında   Kuzey Kıbrıstan Rusyaya gidecek gıda ürünlerinin ihracatını engellemek  ; siyasi ve diplomatik mekanizmayı güçlendirmektir.

İngiltere, Güney Kıbrıs ile Rusya arasında , Rus savaş gemilerine  Rum limanlarına demirleme izni veren  anlaşma imzalanması nedeniyle  derin   endişelerini belirttiİngiltere milletvekilleri, Güney Kıbrıs-Rusya anlaşmasını “Endişe verici   ve hayal kırıcı; Güney Kıbrıs, Yunanistan, ve Macaristanı da  AB içerisindeki Rusya yanlısı  blok olarak niteledi.

 Brüksel de Anastasiadisin Moskova ziyareti ve sonuçları konusunda  bilgilendirilmeyi bekliyor.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Moskova ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalara Londradan  gelen tepkiler üzerine ,  “Londra ,Lefkoşanın Kıbrıs Cumhuriyetinin egemenlik haklarının  ihlali konusunda Türkiyeye güçlü  mesaj verilmesi talebine destek vermedi. Moskovada imzalanan  anlaşmalar  Kıbrıs Cumhuriyetinin çıkarana hizmet ediyor ve tepki gösterilmemesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak; GKRYnin sözde Kıbrıs Cumhuriyeti olarak , 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti  adına söz söyleme  ve anlaşma yapma hak ve yetkisi yoktur.GKRY , imzaladığı  bu anlaşmalarla   yetki sınırlarını aşmış ve  de ada üzerindeki    dengeleri  ve de adadaki gerçekleri hiçe saymıştır.

Diğer yandan AB de , 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anlaşmalarına rağmen, uluslar arası hukuka rağmen  1Mayıs 2004 itibarıyla Güney Kıbrısı , 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti olarak ABne  tam üye  almalarının hatalı  bir karar olduğunu idrak etmek durumundadırlar.

Moskova  AB tarafından uygulanan  yaptırımların ardından  başta Kıbrıs  , Macaristan ve Yunanistan olmak üzere bazı AB ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor.  Rum Yönetimi lideri Anastasiadis de,  Türkiyeye karşı  hem Rusyayı hem de AB ve ABDni birlikte kullanmayı hedefliyor.  Anastasiadisin hedefi , AB içindeki pozisyonunu güçlendirmektir.

Anastasiadis, bir tarafta Rusya ile ilişkilerini en üst düzeye getirmeye çalışırken diğer yandan da  NATOya girmeyi  hedefliyor...Ne yapmak istediğini  Anastasiadis de bilmiyor!...

Makarios da yıllar önce ikili oynamaya çalışmıştı!...Makarios, bir yandan Batıya yanaşmaya çalışırken diğer yandan da  Rusyayı yanına çekmeye çalışıyor;  benzer şekilde Rusyaya  yanaşarak  Batıyı yanına çekmeye çalışıyordu. Neticede bu oyun   Yunanistanın 15 Temmuz 1974 darbesiyle son bulmuş ve Makariosla birlikte Rum halkı da bedel ödemek durumunda kalmıştı!..

 

ABD ve İngiltere  de verdikleri destekle şımarttıkları sözde Kıbrıs Cumhuriyetinin  ikili oynamasını değerlendirme zamanı gelmiştir. Anastasiadis, Rusyaya yaptığı ziyaretin ve orada söylediklerinin bedelini ödemek durumundadır…..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.