banner107
banner82

“Öldürmedim, tokat attım”

banner27

Eşi Akile Akdoğan’ı öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Yaşar Akdoğan, cezaevine gönderildi. Cinayet suçlamasını kabul etmeyen zanlı, “Eşim beni tahrik etti. Önce o bana vurdu ben de bir tokat attım. Kaynanam bir suçlu arıyor ancak suçlu kendisidir” dedi

banner210
“Öldürmedim, tokat attım”

banner192

Evrim KAMALI

Kızının ifadesi üzerine eşi Akile Akdoğan’ı öldürdüğü gerekçesi ile tutuklanan Yaşar Akdoğan dün yeniden Girne’de mahkemeye çıkarıldı. Kaza mahkemesinde Yargıç Hazan Aksun’un huzurunda gerçekleştirilen teminat duruşmasında zanlı avukatı Boysan Boyra ile birlikte hazır bulundu. Öğleden önce saat 11.00 sıralarında başlayan duruşma akşam saat 17.00’da tamamlandı.

Duruşmada ilk önce soruşturmayı yapan Müfettiş Eren Gözügüzel söz alarak olguları ve iddiaları aktardı. Gözügüzel, 30 Aralık tarihinde balkondan düşerek yaşamını yitiren Akile Akdoğan ile ilgili soruşturmada söz konusu tarihte eşi Yaşar Akdoğan aleyhine şiddet tehdidi ve basit darp suçlarından dava getirildiğini söyledi. Polis, ancak zanlının 11 yaşındaki kızı T.A’nın 7 Ağustos tarihinde uzman psikologlar eşliğinde ifade vererek “annesini babasının balkondan attığını” söylediğini aktardı. Bu gelişme üzerine zanlı Akdoğan’ın cinayet şüphesiyle tutuklandığını kaydeden polis, şuanda zanlı aleyhine adam öldürme suçlaması da getirildiğini kaydetti. Zanlının adam öldürme suçunu kabul etmediğini belirten polis, darp suçlamasına karşılık ise sadece bir tokat attığını beyan ettiğini söyledi. Polis, “zanlı eşim beni tahrik etti. Önce o bana vurdu ben de bir tokat attım” şeklinde ifade verdiğini açıkladı.

Zanlı aleyhine getirilen adam öldürme suçunun çok ciddi ve ağır bir suç olduğunu, zanlının kaçma ihtimali olduğunu belirten polis, zanlının tutuklanmadan önce psikoloğuna, “artık yoruldum. Her şeyi bırakıp Türkiye’ye dönmek istiyorum” şeklinde mesaj attığını ifade etti. Olayın tek tanığının zanlının kızı olduğunu, ayrıca kavga seslerini duyan komşulardan 12 tanık bulunduğunu belirten polis, zanlının serbest kalması halinde tanıklara etki edebileceğini ifade etti. Polis, zanlının hem TC hem de KKTC vatandaşı olduğunu, Türkiye’ye kaçması halinde TC vatandaşı olduğu için geri iade edilmeyeceğini ifade etti. Polis, zanlının KKTC’de ailevi tek bağının iki çocuğu olduğunu, annesi, babası ve diğer tüm ailesinin Türkiye’de yaşadığını belirtti. Polis, ayrıca zanlı hakkında provokasyonlar olduğunu, zanlının sağlığı için tutuklu yargılanmasını talep etti.

Polisin ardından söz alan zanlı avukatı Boysan Boyra, müvekkilinin daha önce yurt dışına gidip geldiğini, kaçma niyeti olsaydı bunu daha önce yapacağını belirterek, “Suçlular kaçar müvekkilim suçlu değildir” dedi. Boyra, zanlının serbest yargılanması halinde hakkında provokasyonlardan bir endişesi olmadığını dile getirdi. Boyra, zanlının çocukları için karşı tarafla bir mücadeleye giriştiğini, çocukların velayeti için açılan duruşmalara 11 kez katıldığını, kaçma niyeti olsaydı bu şekilde bir mücadeleye girişmeyeceğini ifade etti.

Boyra, ayrıca 11 yaşındaki tanığın olaydan sonraki ifadesinde babasının annesini balkondan attığına dair herhangi bir şey söylemediğini ifade ederek, “ilk ifadesinde babasının annesini balkondan attığına dair herhangi bir şey söylemeyen 11 yaşındaki tanık, anneannesi ile kaldıktan 8 ay sonra bu yönde bir ifade verdi. Ailenin 11 yaşındaki çocuğa baskı yapıp yapmadığını araştırdınız mı? Çünkü böylesi bir durumda ortada çok ciddi bir şüphe vardır. Bu şüpheyi gidermek için soruşturma yaptınız mı?. Küçük kız, “babam benden vazgeçmeyecekti” şeklinde konuştuktan sonra gidip cinayete dair ifade verdi.8 ay babaannesi ile yaşayıp, babasının kendisini istemediğini düşündüğü bir anda bu şekilde ifade vermesi şüpheli değil midir?” şeklinde müfettişe sorular yöneltti.

Savunmanın bu iddialarına karşın soruşturmayı yapan polis şunları söyledi: “Akile Akdoğan’dan alınan doku örnekleri ile ilgili Türkiye’den beklenen rapor henüz gelmedi. Kanında uyutucu veya uyuşturucu herhangi bir madde var mı veya yok mu henüz belli değil. Bu nedenle bu yöndeki soruşturma sürüyor. Ayrıca zanlı sadece bir tokat attığını öne sürse de otopsi raporunda kollarında sıkma sonucu oluşan morluklar tespit edildi. Zanlının kızı olan ana tanığın ilk ifadesi ile son ifadesi arasındaki tek fark olayın devamıdır. T.A, ilk ifadesinde babasının annesine, “seni ve çocuklarını öldüreceğim” dediğini, sesler duyduğunu söylemişti. Sosyal Hizmet Görevlisi ’ne 8 ay sonra babasının annesini balkonda attığını söyledi. T.A’ya neden daha önce söylemediğini sorduk. Babasından korktuğu ve başkalarına da zarar vereceğini düşündüğü için sustuğunu anlattı. T.A son ifadesinde mutfak balkonunu gören odasından baktığında babasının annesini attığını gördüğünü ilk ifadesinin devamı olarak anlattı.”

Ayrıca T.A günlüğüne babasıyla görüşmek istemediğini ama istemeye istemeye görüştüğünü yazmış. T.A günlüğünde babasının melek rolüne girdiğine dair de yazı yazmış. Son olarak 3-4 hafta önce babası ile annesinin yakınları arasındaki kavgayı görünce olanları anlatmaya karar verdiğini söyledi. Ve şimdiye kadar ne anneannesine ne de başka bir yakınına anlatmadı. İlk olarak sosyal hizmet görevlisine anlattı. Annesine olan vicdan borcunu ödediğini, rahatladığını söyledi.

Tekrar söz alan avukat Boyra, polise müvekkilinin kendilerine verdiği eşine ait eski cep telefonunu inceleyip incelemediklerini sordu. Boyra, söz konusu telefonda mesajlar olduğunu; müvekkilinin üçüncü şahısla ilişki yaşayan karısını affettiğine dair mesajlar bulunduğunu ifade ederek, “Hem sesli hem de yazılı mesajlar mevcuttur. Seni affetim. Yeni bir başlangıç yapacağız” şeklinde müvekkilimin eşine attığı mesajlar vardır” dedi. Boyra, Akile Akdoğan’ın arkadaşı olan şahsa karşı Yaşar Akdoğan’ın dava açtığını da  ifade ederek, “Müvekkilim olayda adı geçen üçüncü şahsa eşinin ölümüne neden olduğu için temmuz ayında dava açtı. Bu yönde de bir mücadeleye girişti” dedi.

Boyra, müvekkilinin iki çocuğun özel okulda okuduğunu, masrafların babaları tarafından karşılandığını, tutuklu yargılanması halinde çocukların eğitiminin yarıda kalacağını söyledi. Müvekkilinin tutuksuz yargılanmasını talep eden Boyra, zanlıyı tanık olarak mahkemede dinletti.

Mahkemede konuşan Yaşar Akdoğan ise şunları söyledi: “Eşimi öldürdüğüme dair iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Eşimle üçüncü şahıs nedeni ile bir sorunum oldu ancak onu affettim. Çiçek aldım, onu yemeğe götürdüm. “Bir hata yaptığını” söyledi. Ben de “yeni bir başlangıç yapacağız” dedim. Ancak eşim öldükten sonra ailesi bana karşı bir kampanya başlattı. Gerek çevrede gerek basına konuşarak beni cani olarak ilan ettiler. Kendi çocuklarımla beni düşman ettiler. Kaynanam bir suçlu arıyor ancak suçlu kendisi. Yasa dışı bir ara emri ile çocuklarımı benden aldılar. Ancak asıl amaçları çocuklarımı vasisi olma hakkını alarak ev ve arabama sahip olmaktır. Temel amaçları çocukları almak değil maldır. Hayatım boyunca hiçbir yerden kaçmadım. Çocuklarımı bırakmayacağım. Üçüncü şahsa da dava açtım. Ayrıca polisin TC vatandaşı olmamla ilgili söylediği şeye karşın ise TC vatandaşlığından çıkabilirim. Suçlu insan yargılanmaktan kaçar. Adalete güveniyorum. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Benim asıl ailem çocuklarımdır ve onlar için sonunda kadar mücadeleye devam edeceğim.”

Zanlının ifadesinin ardından avukatı Boysan Boyra, tutuksuz yargılanması durumda zanlıya kefil olabilecek 3 kişiyi mahkemeye tanık olarak dinletti. Kefil tanıkların dinlenmesinin ardından oturuma ara veren Yargıç Aksun, saat 16.30’da tekrar oturum yaparak kararını açıkladı.

TUTUKLU YARGILANACAK

Yargıç, zanlı aleyhine getirilen adam öldürme suçunun ciddi ve ağır ceza öngören bir suç olduğunu, zanlının tutuksuz yargılanmasını sağlayacak olguların olmadığını, mahkemeye dinletilen kefillerin mal varlığının bağlayıcı olmadığını ve bu kefillerin müstakil olmadığını belirtti. Yargıç, zanlının tutuksuz yargılanması halinde yargıdan kaçma ihtimali olduğuna vurgu yaparak tutuklu yargılanmasına ve bu amaçla 2 ay süre ile cezaevine gönderilmesine emir verdi.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.