banner107
banner82

27-28 OCAK 1958 DİRENİŞİMİZ VE YA TAKSİM YA ÖLÜM MİTİNGLERİ


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 26 Ocak 2016, 18:06

15 Ocak 1950de  Kıbrısta  Rum Ortodoks Kilisesinin  gerçekleştirdiği Enosis Plebisiti   %96 oranında Enosis lehinde sonuçlanır. 24 Eylül 1954de Makariosun isteğiyle Rumların self-determinasyon  haklarını kullanarak  Enosis yönündeki istekleri Yunanistan tarafından BM Genel Kuruluna taşınır. Rumların  konu isteklerinin   14 Aralık 1954de BMde yapılan oturumda  reddedilmesi üzerine  1 Nisan 1955de  EOKA terör örgütü Enosisi gerçekleştirmek için faaliyete geçer….

İngilterenin  29 Ağustos  1955de düzenlediği Kıbrıs ve Doğu Akdeniz Meseleleri konusu ile  Londra Konferansı toplanmıştı. Konferansta Yunanistan, self-determinasyon ve Enosis isteğini yinelerken, İngiltere Dışişleri Bakanı Macmillan, İngilterenin  NATO ve Bağdat Paktı içinde görevlerini  yerine getirebilmesi için   Kıbrısın tümünün  İngilterenin elinde kalması gerektiğini öne sürüyordu. Türkiye Dışişleri Bakanı sayın Fatin Rüştü Zorlu da statükonun korunmaması halinde Kıbrısın  Türkiyeye  verilmesi  gerektiğini savunarak bunun  en doğru yol olacağını dile getiriyordu.

24 Ağustos 1955de de Türkiye Başbakanı Adnan Menderes Adanın statüsünde bir değişiklik olacaksa “Kıbrısın Türkiyeye verilmesini isteyerek Adanın iki toplum arasında bölünmesine  karşı olduğunu ifade ediyordu. Kaynak :  TC Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek Kurumu , Dr. Mustafa Albayrak, Türkiyenin Kıbrıs Politikaları (1950-1960)

12 Haziran 1956da TBMM  “Kıbrısın Türkiyeye verilmesini” öngören kararını, “Taksim lehine değiştirdi ve Taksim tezini resmi bir hükümet politikası olarak desteklediğini”   açıkladı. 28 Aralık 1956da da Başbakan Menderes TBMMde yaptığı konuşmada   mevcut koşullarda Kıbrısta Türk halkı ile Türkiyenin  çıkarlarını koruyacak en iyi çözümün Taksim olduğunu ifade etmiştir.

03 Aralık 1957de Kıbrısa Vali olarak göreve başlayan  Footun gelişiyle birlikte “Taksim”i dışlayıcı  bir İngiliz planı onunla birlikte geliyordu. Dolayısıyla Kıbrıs Türk toplumu arasında ve Türkiyede Vali Foota  karşı bir güvensizlik  ve öfke vardı.

1 Ocak 1958de Kıbrıs Valisi Foot Londraya giderken liderimiz Dr. Fazıl Küçük  de Ankaraya çağrılıyordu. Taksim tezi Kıbrıs Türk halkı için  ulusal bir dava  haline gelmişti. Taksim tezini benimseyen Türk Kamuoyu  da bu noktadan bir adım geri atılamayacağına inanmıştı. Anavatanımız Türkiyede Türk gençliği  ve Türk basını  da bu konuda  hassas davranıyordu. 

Ankarada temaslarda bulunduğu  Ocak ayının  ilk haftasında Liderimiz Dr. Fazıl Küçükü   kabul eden  Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu , bu görüşmenin ardından basına yapmış olduğu açıklamada:

Kıbrısın Türkiye için milli bir dava olduğunu , Taksimi kabul etmekle  azami fedakarlığı yaptığımızı ve Türkiyenin  milli iradesi dışında  , Kıbrıs sorununa bir hal şekli bulunmasına olanak bulunmadığının  tüm dost ve  bağlaşık ülkelere bildirildiğini söyledi. Kaynak : Halkın Sesi Gazetesi , 7 Ocak 1958;  Ahmet  C Gazioğlu, İngiliz  Yönetiminde Kıbrıs III (1951-1959), Enosise Karşı Taksim ve Eşit Egemenlik, s.349,CYREP Yayınları 1998, Ankara.

Liderimiz Dr. Fazıl Küçük ise basına yapmış olduğu açıklamada : “120 bin Kıbrıs Türkü adına , Adada  Rumlarla birlikte yaşama  imkanı  kalmadığını , bir kere daha tekrarlıyorum” diyordu. Kaynak : Halkın Sesi Gazetesi , 5 Ocak 1958; Ahmet  C Gazioğlu, İngiliz  Yönetiminde Kıbrıs III (1951-1959), Enosise Karşı Taksim ve Eşit Egemenlik, s.349,CYREP Yayınları 1998, Ankara.

27 Ocakta Ankarada Bağdat Paktı Konseyinin  Zirve toplantısı  vardı ve günler  yaklaştıkça Kıbrıs sorununa ilişkin  diplomatik temaslar da sıklaşırken  Kıbrısta ve Türkiyede  hava iyice  gerginleşiyordu.  İngiltere ve Yunanistan  Taksimi önleyici girişimlerde bulunmaya başlamışlardı. Özellikle Kıbrıs Valisi Footun    faaliyetleri karşısında  liderimiz Dr. Fazıl Küçük ; Yunan hayranı diye nitelediği Vali Footu     “Enosise       giden  yolu açmaya uğraşmakla”  suçluyordu.

Bağdat Paktı Zirve toplantıları öncesi Kıbrısta Türk ve Rum toplumları arasında gerginlik artarken  21 Ocak 1958 günü Lefkoşa Türk Erkek Lisesi öğrencileri okula girişlerinde EOKA kelimelerinin yazılı olduğunu görmüşlerdi.  Durumu protesto etmek için  önce okulun bahçesinde toplanan Türk  Lisesi öğrencileri “Bayraklarla ve Yaftalarla” yaptıkları tezahüratlarla  Atatürk Meydanına dolarlar. Öğrenciler , Atatürk Meydanından Girne Kapısına kadar giderler  ancak geri      dönüşte , Dr. Fazıl    Küçükün evi önünde İngiliz askerleri tarafından durduruldular. İngiliz askerleri öğrencilerin ellerindeki bayrakları almak isteyince  bayraklarını vermek istemeyen öğrenciler coplanır. Öğrencilerin taşıdıkları pankartlarda “Vali Foota güvenmiyoruz” ve de ”Rumlarla Türkler bir arada yaşayamaz” gibi sloganlar vardı.

25 Ocak günü Limasol Türkleri “Taksim” lehinde önceden izin alarak başlattıkları yürüyüş İngiliz askeri birlikleri ve polis kuvvetlerinin  sert hareketleriyle  karşılaştı.  İngilizlerin attıkları göz yaşartıcı bombalar sonucu yaralananlar yanında tutuklananlar oldu.

Bu arada  Rumlar bazı Türk okullarına taşlı , sopalı saldırılarda bulunurlar. Gemi  Konağında Türk İlkokulunun camları atılan taşlarla  kırıldı. O günde  EOKAnın Gençlik Kolu ANE , Türk okullarına  gizlice broşür bırakıyordu. Bu broşürlerde “Enosis”e razı olursanız siz dokunmayız, aksini yaparsanız cezanız ölüm olur” uyarısı ile Türkler korkutularak sindirilmek isteniyordu.

 

İngiltere Dışişleri Bakanı Selwyn Lloydun , 25 Ocak günü Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Ankaradaki görüşmelerinin ardından  Vali Footun görüşmelerde bulunmak üzere  Ankaraya çağrılması , 26 Ocak günü Vali Footun özel bir uçakla İstanbula ve oradan trenle  Ankaraya gitmesi dolayısıyla  gözler Ankaraya çevrilmişti….. YARIN DEVAM EDECEK

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.